İzmir Saat Kulesi, yapılışından günümüze değin İzmirli’lerin buluşma noktalarından biri olup Konak Meydanı’nda yer alır. II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı için 1901’de Sadrazam Mehmet Said Paşa tarafından Alman Konsolosluk binasını yapan mimara yaptırılan kule 25 metre boyunda olup, dairesel esas etrafında dört çeşmesi vardır ve kolonlar Kuzey Afrika temasını esinlendirir. Kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediyesidir

İzmir Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi, eski Sarıkışla önünde bulunuyordu. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında eski sadrazamlardan ve İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa tarafından temeli 1 Eylül 1900’de atılan ve bir yıl sonra yine 1 Eylül ( h.1307 -1901) tarihinde yaptırılmıştır.
Yapım için ayrılan 1.700 Osmanlı Lirası’nın yetmemesi üzerine İzmirlilerin başlattığı bağış kampanyasında 1.500 lira daha toplanarak yapı tamamlanmıştır.
Kıbrıslı Kamil Paşa’nın oğlu Bahriye Mirlivası Sait Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan bir komisyon kulenin yapımını üstlenmiştir. Kulenin yapımından önce İstanbullu kuyumcu Zingulli Usta tarafından kulenin küçük bir maketi yapılmıştır. Buradaki Fransızca bir kitabeden mimarının İzmirli Raymond Charles Péré olduğu öğrenilmektedir. Kulenin ilk ismi Hamidiye Kulesi idi.

Konak Atatürk Meydanı’nda 81 metrekarelik taban üzerine inşa edilmiştir.
Saat Kulesi’nde Kuzey Afrika ve Endülüs mimarisinin etkileri görülüyor. Ana yapı taşları Denizli’nin Sarayköy ilçesinden, koyu yeşil ve bordo mermerler ise Marsilya’dan getirildi.
Saat Kulesi’nin kaidesi beyaz mermerden, diğer bölümleri kesme taştan yapılmıştır. Dört basamaklı, haç biçiminde bir platform üzerinde 21 metre 12 santimetre yüksekliğinde, sekizgen kaideli ve dört katlı bir yapıdır.
Buradaki sekizgenin dar kenarlarında dörder küçük sütun üzerine oturan sebillere yer verilmiştir. Bu sebiller at nalı kemerli olup, baldaken biçimindedir ve üçer çeşmesi ile kurnası, ortasında da fıskiyeleri bulunmaktadır. Bu fıskiyelerden iki tanesi günümüze gelememiştir. Baldakenlerin üzeri kubbelerle örtülmüştür. Sebiller arasında kalan dört cepheye de at nalı şeklinde kemerler ve demir şebekeli açıklıklar bırakılmıştır. Ayrıca tümünün üzerini bir saçak örtmüştür.

Saat Kulesi’nin sekizgen kaidesi üzerinde sütunlu bir galeri ile onun da üzerinde köşeleri pahlanmış kare prizma şeklinde gövde bulunmaktadır. Bu gövde oldukça zarif başlıklı küçük kubbeli kaideli sütunların birbirlerine bağlanması ile üç dilimli bir görünüm kazanmıştır. Buradaki galeri ve çeşmelerde kullanılan yeşil ve pembe renkli sütunlar Marsilya’dan getirilmiştir. Bu sütunların başlıkları ve köşeleri bitkisel süslemelerle bezenmiştir.

Gövdenin dört bir yönüne at nalı kemerli küçük pencereler açılmıştır. Bunların üzerinde doğu ve batı yönlerinde küçük birer Osmanlı arması, kuzey ve batı yönlerinde de Sultan II. Abdülhamit’in tuğraları kabartma olarak yerleştirilmiştir.
Kulenin dördüncü katının altında Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediyesi olan dört ayrı yöne bakan 75 santimetre çapındaki dört saati, 22 dişli çarktan oluşan saat (parçaları üzerinde 1901 tarihi görülmektedir) tek bir mekanizma çalıştırıyor. Bu saatlerin mekanik bölümleri demir köşebentler ve döküm ayaklar üzerine oturtulmuştur. Ağırlık ve yer çekimi prensibiyle çalışan sistem, altı günde bir kuruluyor ve üç ayda bir periyodik bakımdan geçiriliyor.
Cumhuriyetin ilanından sonra, 1927 yılında çıkan “Milli ve Resmi binalarda kullanılan tuğra ve methiyelerin kaldırılmasını” içeren kanun yayınlandı.Saat kulesinin doğu ve güney cephelerinde Osmanlı arması, kuzey ve batı cephelerinde II. Abdülhamit’in tuğrası bulunuyordu. 1927’deki yasal düzenlemenin ardından bu semboller kaldırıldı. Geçiş döneminde cephelere çapraz Türk bayrakları işlendi, ardından bugün görülen kabartma Ay-Yıldız motifleri yerleştirildi.

Saat Kulesi’nin 125 yıllık tarihinde depremler de önemli izler bıraktı. 31 Mart 1928’de meydana gelen 6,5 büyüklüğündeki İzmir-Torbalı depreminde kulenin tepe katı çöktü ve yapı zarar gördü. 1929’da saatin durması üzerine Almanya Konsolosluğu aracılığıyla Hannover’den bir saat ustası getirildi ve mekanizma yeniden çalıştırıldı.
Kule, 1 Şubat 1974’te meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki depremde de hasar gördü.
Kulenin 12 küçük sütun üzerine oturan dördüncü katı ana gövdeden çok daha dardır ve üzerini ay şeklinde alem olan metal bir kubbe örtmektedir. Bu bölümde günümüzde saatin çanı bulunuyordu. Ancak bu bölüm 1974 depreminde yıkılmış ve 1976’da onarılmıştır.
Kulenin yapıldığı yıllarda çevresinde Sarıkışla, Hükümet Konağı ve depolar bulunuyor, meydanın batısı denize açılıyordu. Aradan geçen 125 yılda kıyı çizgisi değişti, yeni yapılar yükseldi, ulaşım sistemi değişti ve Konak Meydanı bugünkü görünümüne kavuştu.
Kemeraltı Rehberi İzmir Kemeraltı Çarşısı'ndaki mağazalar, hanlar, tarihi yapılar, lokantalar, kafeler ve alışveriş noktalarını keşfedin.